Pazar Günleri Açığız
RANDEVU ALMAK İÇİN:0 282 654 44 44

ESTETİK DİŞ HEKİMLİĞİ

DİŞ BEYAZLATMA

Beyazlatma, dişlerin yüzeyindeki gözenekli mine yapısında ve  arka bölgelerde oluşan renkli organik ve inorganik maddelerin  çözünerek ,dişin ana renginin açılması işlemidir. 

  Beyazlatma işlemi ,gözenekli mineden dişin içine girmiş ve fırçalama ile çıkarılamayan renklenmeler için uygulanır. Dişlerin oluşumları esnasında meydana gelen yapısal bozukluklar ve bazı antibiyotik gruplarını uzun süre kullananlara da uygulanır. Bleaching(beyazlatma) işlemi bu tip vakaların büyük bir kısmında çok başarılı olur.

  Ayrıca, diş yüzeyine bazı gıdalardan, sigara, çay, kahve gibi boyayıcı ajanlardan yapışan renklenmelerde de diş beyazlatma uygulanır.Diş temizliği yaptırdığınız halde dişlerinizin renginden memnun değilseniz yine diş beyazlatma yapılır.

Farklı renklenmeler farklı tedaviler gerektirir. Bu nedenle ne tip bir uygulama yapılması gerektiğine diş hekiminiz karar verecektir.

Diş beyazlatma işleminin mutlaka dişhekimi kontrolünde yapılması gereklidir. Şu anda uygulanan temel olarak iki tip beyazlatma işlemi vardır.

Birincisi OFİS TİPİ beyazlatma işlemidir. Uygulaması:

  • Beyazlatıcı jel dişhekimi tarafından diş üzerine yerleştirilir.
  • İlgili dişin üzerine beyaz renkli ışık kaynağı bir süre tutulur.
  • İşlem bittiğinde sonuçlar gözlenmeye başlanır.

İkinci yöntem hastanın evde kendisinin uygulayabileceği HOME BLEACHİNG denilen tipidir. Uygulaması;

  • Dişhekimi ağızdan ölçü alıp dişlerin üzerine takılabilen ince lastik plak hazırlatır.
  • Bu ince plağın içine beyazlatıcı jel yerleştirilerek günde en az 6-8 saat bekletilir.(çoğunlukla gece uyku sırasında takılır.) -Tedavi ortalam 1-4 hafta  arası sürer.
LAMİNATE UYGULAMALARI

Diş üzerindeki kötü renkleşmeleri yoketmek veya  diş boyut ve şeklini değiştirmek için, çok az aşındırma yapılarak dişin ön yüzüne yapıştırılan kaplamalara LAMİNATE VENEER adı verilir. Dişhekimliğinde uygulanan en koruyucu tedavilerden biridir. İki tipi vardır: kompozit laminate veneerler ve seramik laminate veneerler.
Seramik laminate veneerler 0.3-0.7mm kalınlığında çok ince porselen yapraklardır. Dişlerin ön yüzeylerine bonding ajan kullanılarak özel bir şekilde yapıştırılır. Takma tırnak gibi düşünülebilir. Kalınlıkları bir lens kalınlığı gibi düşünülebilir. Dişin üzerinden çok az madde kaldırıldığı için oldukça koruyucu ve zararsız bir işlemdir.

LAMİNATE VENEER UYGULANAN DURUMLAR

  • Kırık dişlerin tamir edilmesinde
  • Aşınmış dişlerin tamir edilmesinde
  • Diş beyazlatma gibi yöntemlerle sonuç alınamayan ileri derecedeki antibiyotik, flor renklenmelerinde,kalıtsal yapı ve renk bozukluklarında.
  • Ayrık dişlerin bitiştirilmesinde(diastemaların kapatılmasında)
  • Rengi ve yapısı bozulmuş eski dolguların düzeltilmesinde
  • Çapraşık ve eğri dişlerin düzeltilmesinde
  • Ön dişlerinde seviye farkının düzeltilmesinde
ZİRKONYUM UYGULAMALARI
Zirkonyum Uygulamaları

TAM SERAMİK (ZİRKONYUM) KRON VE KÖPRÜLER
Günümüzde estetik beklentilerin artmasıyla metal destekli porselen kaplamaların yerini tam seramikler diye adlandırılan zirkomyum alt yapılı metal desteksiz kaplamalar almıştır. Tam seramikler yapımında amaç daha doğal daha estetik sonuçlar elde etmektir.Doğal dişler ışığı geçirir,belli bir saydamlıkları vardır. Metal destekli porselenler alt yapıdaki metal sebebiyle ışığı geçirmez daha mat bir görüntü sunar. Tam seramikler ise doğal dişin ışık geçirgenliğine sahiptir,böylece daha doğal görünümler sunar. Tam seramikler tamamen doku dostudur, alerji riski yoktur,dişeti ile uyumu metal destekli porselenlere göre kat kat iyidir. Metal destekli kaplamalarda,metalin rengi hasta dişetine morumsu lekeler şeklinde yansıyabilir. Ama tam seramiklerde dişeti çekilse dahi diş-dişeti sınırı estetik görünümünü korur.

DİŞETİ ESTETİĞİ

Estetik bir gülüş elde etmek için sadece dişlerin şekillerini ,renklerini değiştirmek yeterli değildir.  Dişlerin bembeyaz olması estetik bir görüntü için yeterli değildir. Diş ve dişi çevreleyen dokular birbirleriyle uyum içinde olmalıdır. Gülüş estetiğini belirleyen öğeler arasında dişetinin ne kadar göründüğü,asimetrik olup olmaması da vardır. Asimetrik dişeti kenarları dişlerin düzensiz, gülüşümüzün eğri olduğu izlenimini verir. Eğer dişetlerimiz çekilmişse dişler olduğundan daha uzun görünür.  Eğer dişetlerinde iltihaplanma varsa dişetleri şiş,kanamalı ve mor görünecektir. Tüm bu durumların tedavisinde kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:
 

1) GİNGİVEKTOMİ VE GİNGİVOPLASTİ:
Güldüğünde dişetleri çok fazla görünen hastalarda yani “gummy smile” diye adlandırılan gülüşlerde uygulanan tedavi şeklidir. Asimetrik dişeti kenarlarına sahip hastalarda da bu teknik uygulanabilir. Gülüşü bozan dişetindeki fazlalıklar ya tamamen alınır yada tekrardan şekillendirilir. Lokal anestezi altında yapılan işlemde hasta kesinlikle hiçbir ağrı hissetmez. Kliniğimizde bu işlemlazer cihazı ile hiç ağrısız ve kansız yapılabilmektedir. 
 

2)DİŞETİ GREFTİ:
Dişeti çekilmesinin fazla olduğu bölgelere,dişeti doku grefti ekleyerek uzamış gibi görünen dişin açığa çıkan kök kısmının kapatılması işlemidir.

Bazı vakalarda daha önce yapılmış travmatik diş çekimlerine bağlı olarak sadece dişetinde değil kemiğin kendisinde defektler, çöküntü alanları oluşabilir. Özellikle ön bölgedeki defektler yapılan protezin estetik kalitesini düşürecektir. Böyle durumlarda  protez öncesi kemik grefti uygulanarak defekt alanları kemikle doldurulabilir.

GÜLÜŞ DİZAYNI
Gülüş Dizaynı

Günümüz toplumunda kişilerin dış görünüşü çok önemli hale gelmiştir. Estetik kavramının önemi gün geçtikçe artmaktadır. Araştırmalar göstermiştir ki yeni bir insanla ilk defa tanışmada en çok dikkat edilen şey gülümsemedir. Gülmek yüzümüzdeki pek çok kas grubunun çalışmasıyla oluşan ve dişlerimizin göründüğü bir mimiktir. Fakat sadece dişler değil, yüz kasları, yanaklar, dudaklar, dişetleri hepsi bir bütün ve belli bir uyum halinde gülüşümüze yansır. Bu yüzden güzel bir gülümseme için sadece dişlerin beyaz olması yeterli değildir.    
Değişen estetik kavramında amaç en doğal görünüşü, doğala en yakın gülümsemeyi elde etmektir. Sizin kişisel özellikleriniz ve isteklerinizle, doğallık ve fonksiyonu birleştirerek yüzünüze en uygun ideal gülümsemeyi oluşturma işlemine “GÜLÜŞ DİZAYNI” adı verilir.


    Gülüş dizaynı yapılmadan önce ayrıntılı bir gülüş analiz gereklidir. Gülüş analizinin başlangıcında elinize geniş bir ayna alın ve kendinize şu soruları sorun:
    —gülüşünüzden ne kadar memnunsunuz?
    —dişlerinizin renginden memnun musunuz?
    —dişlerinizin şeklinden memnun musunuz?
    —gülümsediğinizde elinizle ağzınızı kapatma ihtiyacı duyuyor musunuz?

Bu soruların cevaplarını bir yere not ediniz. Kendi istek ve düşünceleriniz hekiminize doğru ve eksiksiz bir şekilde anlatmak çok önemlidir. Hekiminize gülüşünüz ile ilgili tüm isteklerinizi söyleyiniz. Ne tip bir gülümseme istiyorsunuz onu da mutlaka paylaşın, güldüğünüzde tüm dişlerin gözüktüğü “Hollywood smile” adı verilen gülümseme mi yoksa daha doğal bir gülüş mü?

    Hekiminiz sizin düşünce ve isteklerinizi dinledikten sonra sırada klinik ve radyografik muayene aşaması vardır. Tüm muayene ve tetkiklerin amacı tedavi sınırlarını, hangi isteklerin yerine getirileceğini belirlemektir. Ağız içi ve ağız dışı muayene yapıldıktan sonra fotoğraflar alınır. Gerekli röntgenler çekilir. Hem üst hem alt çeneden başlangıç alçı modelleri alınır. Alt ve üst çene arası kapanış ilişkisi belirlenir. Dişlerde ve çevreleyen diğer dokulardaki problemler, çürükler daha önceden mutlaka tedavi edilmelidir. Gülüş dizaynı yapılırken göz önünde bulundurulması gereken bazı özellikler şunlardır:

1) CİNSİYET: kadın ve erkek anatomisi birbirinden farklıdır. Erkeklerde yüz hatları daha keskin ve belirgindir. Kadınlarda ise daha yumuşak geçişler vardır. Erkeklerde gülme hattı daha düzdür. Kadınlarda ise gülme hattı yukarı doğru kavislidir. Erkeklerde dişlerin hatları daha belirgin ve keskindir. Kadınlarda ise dişlerin hatları daha yumuşaktır.

2) YÜZ ŞEKLİ: yüz şekli ile diş formları arsında benzerlikler bulunur. Uzun yüzlü kişilerde diş formları da uzun, kare veya yuvarlak yüzlü kişilerde diş formları da kare ve yuvarlak olur.   

3) YAŞ: yaşla birlikte dişlerimizin boylarında kısalma, renklerinde koyulaşma meydana gelir. Dişlerin boylarını biraz uzatıp renklerini biraz daha açık tutarak daha genç bir görünüm elde edilebilir.
 

4) DUDAKLAR: Gülüş dizaynı dudakların ince, kalın, uzun ve kısa olmasına göre değişebilir. Var olan kusurlar şekil göz önünde bulundurularak düzeltilebilir. 

Tüm bu tetkikler göz önünde bulundurularak size yakışan en ideal ve en doğal gülüş belirlenir.

DOĞUŞTAN DİŞ EKSİKLİKLERİ

    Bir ya da daha fazla diş eksikliği, insanlarda en sık karşılaşılan gelişimsel anomali olarak tanımlanmaktadır. Doğuştan (Konjenital) olarak bir dişin eksik olması doğum esnasında dişin ağızda olmaması anlamına gelmektedir. Diş eksikliği genelde sürekli diş dizisinde ortaya çıkar. Diş eksiklikleri estetik problemlere, konuşma zorluklarına ve kas fonksiyon bozukluklarına sebep olabilir. En çok üst yan (lateral) kesici diş eksikliğine rastlanmaktadır. Ön bölgedeki diş eksiklikleri bireyin estetik problemlerle karşılaşmasına sebep olur. Diş eksikliğinin nedenleri oldukça karmaşıktır. Yapılan araştırmalar hem genetik hem de çevresel faktörlerin diş eksikliği konusunda etkili olduklarını göstermiştir.
 
    TEDAVİ YÖNTEMİ: Doğuştan gelen diş eksiklerinde en ideal tedavi yöntemi implant uygulamalarıdır. Diş implantları ile diş eksiklikleri başarılı bir şekilde rehabilite edilir. Genç bireylerde iskeletsel gelişim tamamlandıktan sonra implant uygulaması önerilmektedir. Bu amaçla bireyin iskeletsel yaşı el-bilek radyografisi üzerine değerlendirilerek saptanır. Eğer iskeletsel büyüme henüz tamamlanmamışsa, eksik olan diş boşluğuna komşu dişlerin devrilmemesi için yer tutucu özel apareylerin yapılması gereklidir. Eğer eksik olan diş boşluğu diğer dişlerin devrilmesiyle kapanmış durumdaysa, ortodontik düzenlemelerle implant uygulanacak yer kazanılır.