Pazar Günleri Açığız
RANDEVU ALMAK İÇİN:0 282 654 44 44

FAYDALI BİLGİLER

Diş İpi Nasıl Kullanılır?

Sadece diş fırçalama, diş yüzeylerinin ancak beste ucunu temizler.Bu nedenle, temizlenemeyen diş aralarında oluşacak bakteri plagını ve yemek artıklarını temizlemek özel bir bakım gerektirir. Diş çürükleri ve dişeti hastalıkları özellikle bu bölgelerde başladığı için hergün düzenli olarak diş ipi kullanılmalıdır.
Yaklasik 45 cm. uzunluğundaki diş ipini kopartıp uçlarını orta parmağınıza dolayın.



Diş ipini üst dişler arasından geçirmek için parmaklarınızı kullanın. Bunu yumuşak ve yavaş hareketlerle yapın, dişlerinizi zedelenmeye özen gösterin.
Diş ipini her dişin çevresinde eğim vererek yukarı aşağı hareket ettirip bakteri plağını temizleyin. Aynı işlemleri her dişinizde tekrar ederek tüm dişlerinizi tam olarak temizleyin.



Alt dişlerinizi temizlerken, diş ipini dişlerarasından geçirmek için işaret parmaklarınızı kullanın. Diş ipini her dişin çevresinde eğim vererek yukarı aşağı hareketi tekrarlayarak, tüm dişlerinizi tam olarak temizleyiniz.


 

Dişlerin Fırçalanması

Dişlerin ve dişetlerinin ortak düşmanı olan bakteri plağı, diş çürümelerine yol açan yapışkan bir mikrop tabakasıdır. Dişetlerinize sıçradığın da kısa zamanda diş kaybı ile sonuçlanan diş eti hastalikıarına yol açar. Dişlerin iç, dış ve çiğneme yüzeylerinden bakteri plağını ve yemek artıklarını arındırmanın en etkili yolu dişlerin doğru fırçalanmasıdır.

Dişlerinizi fırçalanmaya başlamadan ağzınızı yarım açın ve diş fırçanızı 45 derecelik açı ile diş ve dişeti birleşimine yerleştirin. Fırçanızı dişetinden diş ucuna doğru hareket ettirerek diş ve dişetinizi bakteri plağından arındırın. Bu hareket her bölgede en az 5 kez yapılmalıdır.


Dil ve damaga bakan iç bölgelerde ise yine ayni şekilde 45 derecelik aci ile fırçanizi dişetinden dişe doğru her bölgede en az 5 defa olmak üzere fırçalanmasi gerekir.


Ön dişlerinizin iç bölgelerinde firçanızı dik konumda tutarsanız fırçalama işlemi daha etkin olacaktır.


Dişlerin son olarak çiğneyici yüzeylerini fırçanızın ileri geri hareketleriyle temizlemeliyiz. Dilinizin yüzeyini de fırçalayarak fırçalama işleminiz bitecektir fakat diş araları fırçalanmamıs kalacaktır. Bunun içinde diş aralarını diş ipi kullanarak temizleyiniz.

Ağız Kokusu

                               

Nefesimizde oluşan kötü kokular büyük oranda ağız içi kaynaklıdır.Ağız kokusunun çeşitli sebepleri vardır.

  • - Ağız içinde bir enfeksiyon varlığı
  • - İlerlemiş diş eti hastalığı
  • - Gömük yada yarı gömük 20 yaş dişlerinin üstündeki kapşonun iltihaplanması
  • - Ağızda çok sayıda çürük varlığında
  • - Mide bağırsak hastalıkları
  • - Böbrek yetmezliği
  • - Sinüzit
  • - Sistemik bazı hastalıkların varlığında :
  • - Dişlerin fırçalanması sırasında dilin temizliğinin yapılmaması durumunda
  • - Metabolizma bozuklukları
  • - Akciğer iltihabı
  • - Şeker hastalığı
  • - Karaciğer bozuklukları
  • - Tonsillit

Ağız içi kaynaklı kötü kokularda ağızdaki dişlerle ve dişetleriyle ilgili tüm sorunlar giderilir. Hasta dişlerini fırçalarken dilin arka bölgesini de temizlemesi söylenir. Çünkü girintili bir yapıya sahip olan dil mikro yiyecek artıkları ve bakterilere uygun bir zemin hazırlamaktadır.

Ağızdaki bütün sorunlar ortadan kaldırıldığı halde kötü ağız kokusu hala devam ediyor ise dahiliye doktoruna görünmekte fayda vardır.

Diş Sıkma

Kişinin gece yatarken çeşitli sebeplere bağlı olarak farkına varmadan dişlerini aşırı kuvvetler uygulayıp aşındırma işlemine buruksizim denir.

Buruksizim sebepleri nelerdir?

Diş gıcırdatmasının çok çeşitli sebepleri vardır.Duygusal stresler,dişlerin diziliş ve sıralanışındaki bozukluklar en önemli nedenlerdir.

Diş sıkması sonucu oluşan rahatsızlıklar:

  • - Dişlerde aşınmalar görülür.
  • - Dişetlerinde çekilmeler ve çene kemiğinde erimeler meydana gelir. Hatta ileri vakalarda dişlerde sallanmalar oluşur.
  • - Aşınma sonucu ağızda yapılmış olan restorasyonlarda kırılmalar görülebilir.
  • - Oluşan kırılmalar sonucu dişlerde hassasiyetler oluşur.Genelde soğuğa karşı hassasiyet gelişir.
  • - Çene ekleminde de aşırı yüklenilme ile ağrı ,uygulanan kuvvetin şiddetine göre eklemde çıtırtı ve kenetlenmeler meydana gelebilir.
  • - Sabah kalkıldığında yüz kaslarının ağrılı olduğu gözlenir.Özellikle şakak ve yanak bölgesindeki kasların aşırı çalışmaya bağlı olaraktan ağrılı olduğu görülür.

Tedavisi:

  • - Öncelikle alt üst çene ilişkilerinde kapanış bozukluğu varsa bu problem halledilir.
  • - Çok aşınmış dişlerde kapanış boyutu düştüğü için kaybolan boyutu yükseltmek ve kaybolan estetiği sağlamak amacıyla yeni restorasyonlar yapılır.
  • - Kas gevşetici ilaçlar kullanılabilir.
  • - Gece plağı yapılarak sıkma sırasında dişlere uygulanan kuvveti azaltabiliriz.
Dişlerin Genel Yapısı

dişlerin genel yapısı

Doğal Dişlerin Genel Yapısı


Diş mine, dentin, sement ve pulpadan (diş özü) oluşur.

Mine: Vücuttaki en sert maddedir. Doğal dişi en dıştan koruyucu bir katman olarak çevreler. içinde sinir hücreleri olmadığı için duyarlı değildir. % 97’si kalsiyum tuzlarından oluşur. Diş minesi altıgen “apatit” kristalleri şeklinde düzenlenmiştir. Minenin yapısına giren kalsiyum tuzları, organik diş maketi üzerinde yavaş yavaş çökelerek birikir ve kristalleşir. Bu birikme, ana rahminde iken başlar. Anne, gebelik süresince bazı ilaçlar alırsa veya çocuk mine teşekkülü sırasında bir hastalık geçirirse mine birikimi aksaklığa uğrayabilir. 0 zaman dişler sarı, gri veya kahverengi olur. Bazen de eksik (hipoplazik) teşekkül eder.

Dentin: Minenin altındaki tabakadır. Yetişkin bir insan dişinin %75'ini oluşturur. kemikle aynı yoğunluğa sahip olmasına rağmen ısıya ve dokunmaya duyarlıdır. gerektiğinde içerdiği tamir hücreleri ile yeniden dentin dokusu oluşturabilirler. Dişin asıl kitlesini dentin (fildişi) tabakası oluşturur. Dentin, taç kısmında mine; kök kısmında da sement ile örtülüdür. Dentin canlı bir yapıdır ve % 70’i mineral tuzları; % 20si organik madde ve % 10’u da sudan oluşur. Dentinde çok sayıda kanalcık içerir. Bu kanalcıkların içi diş özü sınırındaki dentin yapıcı hücrelerin uzantıları olan iplikçiklerle doludur. Dentin yapan hücrelere “Odontoblast” denir. Dentin kanalcıklarının milimetre karede sayıları 10.000’e. yaklaşır. Diş, dolgu veya kaplama yapılmak için oyulur veya küçültülürse bu kanalcıklar açığa çıkar ve o zaman soğuk, sıcak, tatlı ve ekşiden ağrı duyulur.

Pulpa (diş özü): Dişin orta kısmına ve burada bulunan yumuşak dokuya verilen addır. kökün ucuna kadar devam eder. bu kısımda kan damarları yer alır ve bu damarlar sayesinde diş enfeksiyondan korunur ve daima aktif halde kalır. aynı zamanda pulpada aşırı duyarlı sinir hücreleri bulunur ve bu hücreler sayesinde sıcak, soğuk ve basınç gibi duyular hissedilir. “Pulpa” adı da verilen diş özü, dentin tarafından oluşturulan bir odacık içinde yerleşen kılcal atar ve toplar damarlar; duyu sinirleri ve bütün bu yapıları koruyan bir destek dokusundan oluşur. Diş özünün dış çevresi dentin yapıcı hücrelerle (odontoblast) kuşatılmıştır. Bu hücreler, çürük ve diğer zararlı etkenlere karşı, dişi koruyan kale muhafızlarına benzer. Her hangi bir nedenle oluşan çürüğe karşı dentin yapıcı hücreler üstün gelirlerse bu hücreler diş özü kalesini dentinle sıvarlar; yenik düşerlerse diş özü açılır ve iltihaplanır. Bu etkinlik genç insanların diş özünde daha yoğundur.

Sement: Kökün etrafını kaplayan kemiksi bir tabakadır, çok incedir. diş kökünün çene kemiğine tutunmasını sağlar. %65’i inorganik maddedir. Bazen kök etrafında ve kök ucunda aşırı sement birikebilir. Buna “Hipersemontoz” denir.